« Önceki |

Salı, Ekim 17, 2009

İçimde sönen ışıklar var




İçimde yıkılan kuleler var,
Domino misali devrilen sütunlar,

İçimde kaynayan denizler var,
Alaşağı olan gemiler...

İçimde viraneler,
      İçimde acı hatıralar...

Ah yar!
İçimde sönen ışıklar var!

Sen'sin ıssızlaştıran içimi,
İki parmağının ucunda olanlar,

Sen evir ,sen çevir,
Ta ki yırtılsın tüm perdeler..

Ta ki yalnız seni bileyim,
Ta ki yalnız seni aksettireyim...

Pazar, Ekim 15, 2009

Seyir



Herkes yol boyu yürüdü, gitti...
Ben, kenara çekildim,
Seyredaldım...

Cumartesi, Ekim 14, 2009

Kimse bilmez...



Bulut geçti, gözyaşları kaldı çimende,
Gül rengi şarap içilmez mi böyle günde...

Seher yeli eser yırtar eteğini gülün,
Güle baktıkça çırpınır yüreği bülbülün!

Bu yıldızlı gökler ne zaman başladı dönmeye
Kimse bilmez...
    Kimse bilmez...


Müzik: Mehmet Güreli
Söz:    Ömer Hayyamın Rubailerinden Alıntılar


Salı, Ekim 3, 2009

Bu şehr-i İstanbul ki bi-misli ü behadur(Nedim)



Bütün bedayi'-i ezman, nefais-i a'sar
Bu mai çehreli İstanbul'un beyaz ve uzun
Ufuklarında bulur penah si'r ü füsun.


Dalınca gözlerim ağlar bu hüsn-i sakinde;
Bu beldenin uyuyan bir başka güzellik var
Bütün tulu' ve gurubunda, subh u leylinde...

(Faruk nafiz Çamlıbel İstanbul isimli şiirinden...)


Pazar, Ekim 1, 2009

yine aylardan kasım











 Yine aylardan Kasım
    Yine sevdadan sızım...

 Yine zorlardan yazım,
    Yine korlardan ah'ım...